Bir kargo kolisinde teslim edilen hayatın izinde | Independent Türkçe
Bir insanı hatırlamak, onu olduğu gibi zihinde tutmak mıdır yoksa kendi gördüğümüz parçalardan yeni bir insan kurmak mı? Celal Güngördü’nün geçtiğimiz hafta yayınlanan “Bana Tahir’i Sormayın” romanı, tam da adının vadettiği o tekinsiz yerde duruyor. Tahir’i anlatmaktan çok, bir insanı anlatmanın, onu tek bir parça halinde kavramanın ne kadar mümkün olduğu sorusunun peşine düşüyor. Hakikati bağırmadan, büyük cümlelerin arkasına saklanmadan; yasın, hafızanın ve bir insanı kaybettikten sonra onun bıraktığı boşlukla yüzleşme çabasının içinden akıp gidiyor.